Projeler / 2014 Eko-kent projesi

2014 Eko-kent projesi

EKO KENTLER                                  

GİRİŞ

Eko-Kent; günümüz önemli uluslararası kentsel gelişme yaklaşımlarından birisine daha örnek olma çabası içindedir.

Eko-Kent modeli için önerilen proje alanı, Nilüfer Belediyesi sınırları içerisinde, Kayapa ve Görükle beldelerini içermekte, Bursa-İzmir karayolu güneyinde, yaklaşık 2.150 ha. alanda, 200.000 gelişme nüfusu hedeflenmektedir.

Eko-Kent, çevreyle ilgili hassasiyetleri gözeten ve işlevsel anlamda kentsel bütünlüğü hedefleyen bir planlama yaklaşımı içinde yeniden düzenlenmiştir.

Makro düzeyde yapılan analizler, topografya, tarımsal araziler, orman alanları yakın çevresindeki üniversite gibi faktörler göz önüne alındığında, bu alanın başarılı bir yer seçimi olduğu görülmektedir.

Bu planlama çalışmasında, doğal çevre ile daha uyumlu ve işlevsel anlamda bütüncül yeni bir yerleşim deseni önerilmiştir.

Bursa-Nilüfer Eko-Kent’i planlanırken;

-Mahalle kavramı ve mahallenin bileşenleri

-Yayalaştırma

-Doğal eşikler konusunda hassasiyet ve çevre ile uyum

-Bursa merkezdeki yoğun aktivite alanları ile güçlü bağlantılar

-Entegre ulaşım sistemleri

-Çevre ile uyum

-Yaşama ve Çalışma birlikteliği ve işlevsel anlamda kendine yeterliliği İlkelerine önem verilmiştir.

PROJEYE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMLAR

Bu çalışmalardan alınan sonuçlar, Eko-Kent Projesi planlama çalışması için önemli fikirler vermektedir.

Bu yaklaşım ve dinamikler aşağıdaki başlıklar altında özetlenmiştir;

-Desantralizasyon

-Kentleşen Dünya

-Küreselleşme-Yerelleşme

-Sürdürülebilir Gelişme

-Eko-Kentler

Desantralizasyon

Yeni fırsatlar ve yeni bir gelecek arayışı içindeki kentlerin oluşturduğu stratejilerde, bu yeni anlayış ve ilkelerin öncelikle gözetildiği, ‘insan’ ve ‘vizyon’ odaklı bir planlama ve yönetim anlayışının giderek egemen olduğu görülmektedir.

Bu bağlamda, uluslararası ölçekte kabul gören bazı kavram ve yaklaşımları; ‘Kentsel Rönesans’ (Urban Renaissance), ‘Yeni Çağ Kentleri’ (New Century Cities), ‘Bilgi Çağı Kentleri’ (Knowledge Cities), “Sürdürülebilir Kentler” (Sustainable Cities), “Eko-Kentler” (Eco Cities) olarak sıralamak mümkündür. Bu tür yaklaşımlar, ‘yaşama ve çalışma birlikteliği’ üzerine kentlerin yeniden kurgulanmasının ilkelerinin vermektedir.

Eko-kentlerin en önemli özelliklerinden birisi de yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerjinin verimli kullanılmasını, sera etkisi yapan gazların minimize edilmesidir.

Tarihi kentin eteklerinde gelişen, merkezden başlayarak İstanbul-İzmir ve Ankara yönünde var olan ana ulaşım omurgaları çevresinde yoğunlaşan sanayi ve sarmal olarak çevreleyen konut alanları geçmişte olduğu gibi gelecekte de verimli tarım alanlarını tehdit eden gelişmelerdir.

Kentleşen Dünya

BM verilerine göre (2008) dünya nüfusunun yarısı kentsel alanlarda yaşamaktadır. 2010 yılında kentlerde yaşayan nüfusun, %75’inin, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşadığı tahmin edilmektedir.

Dünya nüfusunun yaklaşık % 10’u, nüfusu 10 milyonu aşan mega kentlerde yaşamaktadır. BM verilerine göre, 2015 yılında 21 mega kentin nüfusları 10 milyonu aşmış olacaktır. Bu 21 mega kentin en büyüğü, 35 milyonu aşan nüfusu ile Tokyo’dur. Türkiye nüfusunun 1990’da %59’u, 2000’de % 65’i kentlerde yaşarken, 2008’de %75’i kentlerde (belediye sınırları içinde) yaşamaya başlamıştır.

Nüfusun 54.5 milyonu kentlerde (il ve ilçe merkezlerinde); 17 milyonu kırsal alanda (belde ve köylerde) yaşamaktadır. Belediye sınırları içerisinde yaşayan nüfusun % 55’i büyükşehir belediyeleri, % 45’i ise diğer belediye sınırları içerisinde yaşamaktadır

Eko-Kent Planlama Konsepti:

Eko-Kent yerleşmesinde, küresel çevre sorunları ve iklim değişikliği konusunda, etkili olacak bir farklılık yaratmak, ancak; planlarken, mühendislik ve kentsel tasarım yaparken, “bütüncül bir yaklaşımla”, ortak bir amaca doğru işbirliği içinde ekolojik açıdan sürdürülebilir bir kentsel gelişme gerçekleştirmekle mümkün olabilir.

Politika oluştururken, planlarken, mühendislik işlerini projelendirirken, kentsel tasarım yaparken bütüncül yaklaşımdan amaç; yapılanmış ve doğal çevrenin işlevsel entegrasyonunu sağlamaktır. Kentsel gelişme planı, uzun vadeli hedefler göstererek, yatırımcıya güven vermeli ve değişen şartlara uygulanabilme esnekliğine sahip olmalıdır.

Planlama ve Tasarım sürecinde aşağıdaki hedefler sürekli dikkate alınmalıdır:

-İnsan ve çevre sağlığına öncelik verilmesi,

-Ekonomik canlılık ve kişi refahını artırmanın hedeflenmesi,

-Kent-kır gelişme birlikteliği/tarımın korunması,

-Arazi kullanımı, yeşil alanlar, ulaşım/trafik ve alt yapı için, ilkeleri ve düşünceleri içeren alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi,

-Güçlü bir hareketlilik ve erişebilirlik sağlanması,

-Yeni bir kent ve komşuluk kültürünün oluşturulması,

-Kentsel topluluklar arasında komşuluk ilişkilerini güçlendirici ve engelli kent sakinlerinin kentin ortak mekânlarını daha çok kullanmalarını sağlayacak kentsel tasarım,

-Enerjinin etkin kullanımı,

-Etkili su yönetimi,

-Çevre bozulmalarının ve kirliliğin minimize edilmesi,

-Atıkların kaynağında azaltımını, geri kazanımını ve yeniden kullanımını hedefleyen bir atık yönetim sisteminin kurulması,

-Deprem ve diğer afet durumlarına hazır bir kentsel altyapı.

Eko-Kentin Karakteristikleri:

Eko-Kentin temel özellikleri aşağıdaki gibi özetlenebilir;

1-Kentsel teknoloji ile doğanın korunması arasında bir işlevsel bütünlük sağlar,

2-Doğal kaynakları en etkili şekilde kullanan yeni sistem çözümlerini teşvik eder,

3-Etkili ve demokratik süreçleri gerçekleştirmek için en iyi uygulamalardan yararlanır.

4-Eko-kent yaklaşımında sosyal ve ekonomik faktörlere, en az ekolojik ve teknik faktörler kadar önem verilir. Çünkü bu güne kadar kabul gören nihai amaç; herkese, doğa ile uyum içinde; sağlıklı, güvenli, huzurlu ve yüksek kalitede bir yaşam sağlamaktır.

5-Eko-kent yerleşim olarak, metropol ile bağlantı içinde ulaşılabilir olmalıdır. Kentsel gelişme, metropole eklemlenerek, ana ulaşım akslarına erişilebilir olmalıdır.

6-Eko-kentte yaşayanlar, kentli bir topluluk yaşamını kurabilmek için dengeli bir nüfus yapısına sahip olmalıdır. Değişik gelir gruplarına hitap etmeli, binalar sosyal alt yapı ile ilişki içinde olmalıdır. Kent halkı, ortak yaşam alanlarını daha çok kullanabilmelidir.

7-Eko-kent enerji, arazi kullanımı, su ve atık su kullanımı açılarından doğal kaynakları koruma konusunda net hedeflere ve programlara sahip olmalıdır.

8-Eko -kent sivil bir liderlikle, yerel yönetimlerin desteğini alarak, uzun vadeli çıkarlar etrafında kuruluşlar arası işbirliğini gerçekleştirme yaklaşımında olmalıdır. (Yerel belediyeler, B.Şehir Belediyesi, TOKİ, Çevre Bak., Enerji Bak., Sanayi Bak.,Sanayi ve Ticaret Odaları, OSB gibi).

9-Çok yönlü kültürel ve ekonomik gelişmeyi hedefleyen işlevlerin yer aldığı eko kent, cazip bir kültür, sanat ve iş merkezi olmalıdır.

10-Arazi, doğal ve yapılanmış çevrenin işlevsel entegrasyonunu sağlayacak şekilde kullanılmalıdır.

Eko-kent, güçlü bir kimliğe sahip olmalı, böyle bir yerleşmede hayat doğa ile iç içe, yeşillikler içinde ve hoş olmalı. Eko-kent yaşanılır ve ayrıcalıklı bir yerleşme olmalıdır. Güvenli ve rahat yürüyüş yollarıyla, caddeleri, açık alanları, dükkân ve kafeleri ile sokak yaşamına önem veren ve sosyal yaşamı destekleyen özelliklere sahip olmalıdır.

 

 

Eko-kent 1

Eko-kent 2

Eko-kent 3

Eko-kent 4

Eko-kent 5

Eko-kent 6

Eko-kent 7

Eko-kent 8

Eko-kent 9

Eko-kent 10

Eko-kent 11

Eko-kent 12

Eko-kent 13